Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, 16 Ekim'de başlayan soruşturma tamamlanana dek Yeni Parti üyeliğinin askıya alınması için talepte bulundu.
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, 28 Ekim tarihinde düzenlenen basın toplantısında Sarıgül ile ilgili yöneltilen sorulara, "Hakkında yoğun iddialar mevcuttur" yanıtını verdi.
Emre, "Şu anda Sarıgül'ün Yeni Parti ile herhangi bir bağı bulunmamaktadır" ifadesini kullandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından para aklama suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında Sarıgül'ün ailesinden toplam 19 kişi tutuklanmıştı.
Başsavcılık, yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler vasıtasıyla kaynağı belirsiz yüksek tutarda paranın aklanması işlemleri üzerinde inceleme yapıyor.
Mustafa Sarıgül, milletvekili dokunulmazlığına sahip olarak yöneltilen iddiaları kabul etmediğini ifade ediyor.
28 Ekim tarihinde X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Sarıgül, soruşturma sürecinde basına yansıyan bazı iddia ve yorumların gerçekleri yansıtmadığını ve kişilik haklarının zedelendiğini belirtti.
Soruşturmayla ilgisi olmayan meselelerin birbirine bağlandığını dile getirdi.
"Kamuoyunda yoğun bir bilgi kirliliği ve algı operasyonu gerçekleştirildiğini üzülerek takip etmekteyim"
Sarıgül, avukatlarının, "masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkının ihlal edildiği", "soruşturmanın gizliliğinin çiğnendiği" ve "yanıltıcı bilgilerin yayıldığı" gerekçeleriyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.
Soruşturma kapsamında, Sarıgül’ün eski eşi Aylin Kotil, oğlu Ömer Sarıgül ve gazeteci Murat Ağırel dahil 15 kişi 19 Ekim’de tutuklandı.
Daha sonra Erzincan kökenli siyasetçinin diğer oğlu Emir Sarıgül de 21 Ekim’de tutuklama kararıyla cezaevine gönderildi.
Aynı soruşturma çerçevesinde milletvekili dokunulmazlığı bulunan Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına değerlendirilmek üzere gönderildiği bildirildi.
Mustafa Sarıgül, 27 Ekim’de yayınladığı kapsamlı bir X paylaşımında, iddiaların Almanya'da yaşayan S.Ç. adlı bir kişi kaynaklı olduğunu belirtti.
Bu kişinin, Türkiye’ye doğrudan yatırım yapmak isteyen uluslararası yatırımcıları tanıdığını söyleyerek kendisiyle iletişim kurduğunu aktardı.
Sarıgül, yatırım projelerinin uydurma olduğu anlaşıldıktan sonra iletişimi kestiklerini ifade etti.
İki tarafın 16 Aralık 2025 tarihinde karşılıklı olarak hak ve alacak ilişkisi bulunmadığı konusunda anlaştığını iddia etti.
Sarıgül, suç duyurusunda bulunan K.P. ve M.B. adlı kişilerin ise, "geçersizliği kabul edilen bir sözleşmeden doğan hakları devraldıklarını ileri süren kişiler" olduğunu savundu.
"Bu şahısların hakkımızda yaptıkları şikâyetlerde ve sosyal medyada yayılan 10 milyon avro ile 100 milyon avro tutarındaki ödemeye ilişkin dekontlar, gerçek banka işlemlerini yansıtmayan sahte belgelerdi."
"Burada mağdur edilen ve dolandırılmaya çalışılan taraf benim ve ailemdir."
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Alman vatandaşı K.P. ve M.B. hakkında yurt içinde ve dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda para aklandığı iddiaları sebebiyle soruşturma başlatıldığını açıklamıştı.




