Türkiye Maarif Vakfı 10. Yıl Programı'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde kılık kıyafet özgürlüğüne atıfta bulunarak dikkat çeken bir çıkışa imza attı. Erdoğan'ın bu sözleri Azerbaycan'daki başörtüsü yasağını akıllara getirdi.
"TÜRKİYE MAARİF VAKFI'MIZ BUGÜN 6 KITADA VE 66 ÜLKEDE FAALİYET GÖSTERİYOR"
Az evvel tanıtım filmini hep beraber izledik. Vakfımızın hangi yollardan geçerek bugünlere geldiğini yeniden hatırladık. Allah'a hamdolsun, 10 sene önce büyük hedeflerle yola revan olan Türkiye Maarif Vakfımız bugün 6 kıtada ve 66 ülkede faaliyet gösteriyor. Dünya genelindeki 611 kurumda 75.000'i aşkın öğrenciye kaliteli ve nitelikli eğitim imkânı sunan vakfımızı bugün bir kez daha tebrik ediyoruz.
Hiç şüphesiz 10 yılda elde edilen bu başarı hepimiz için iftihar vesilesidir. Ancak bizim için mesele sadece rakamlarla sınırlı değildir. Bizim esas başarımız bu rakamların arkasındaki insan hikayeleridir. Bizim için asıl olan Maarif Vakfı okullarında öğrenim gören çocuklarımızın hayatına kattığımız değerlerdir. Asıl olan, bize emanet edilen yavruların erdemli, nitelikli, vizyon ve misyon sahibi bireyler olarak kendi ülkelerinin geleceğine yaptıkları katkılardır. Bunun için biz uluslararası eğitimi uzun soluklu bir maraton olarak görüyoruz.
Maarif Vakfımız Asya'dan Afrika'ya, Balkanlardan Kafkasya'ya, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan çocuklara ve gençlere yeni imkânlar sunuyor. Onları bilgiyle donatıyor. Her yönüyle hayata hazırlıyor. Aynı zamanda bu çocukların farklı kültürlerle güçlü ve samimi bağlar kurmalarını sağlıyor.
Okullarıyla, yurtlarıyla, üniversiteleriyle, araştırma ve eğitim merkezleriyle Türkiye'nin maarif tecrübesini farklı kıtalara ulaştırıyor. Bugün maarif sıralarında eğitim alan gençlerimizin inşallah çok yakın bir zamanda kendi ülkelerine her alanda başarıyla hizmet edeceklerine, kendi memleketlerinin geleceğini şekillendireceklerine yürekten inanıyorum. 10. yıl programının 'Geleceği İnşa Eden 10 Yıl' başlığıyla tertiplenmesini çok isabetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum.
"FETÖ EMPERYALİZME HİZMET ETTİ, SİYONİZME UŞAKLIK YAPTI"
Kıymetli misafirler, bundan 10 sene önce Türkiye Maarif Vakfımızın kuruluşunda ülkemizin yurt dışındaki eğitim faaliyetlerini güçlü, güvenilir ve kurumsal bir yapıya kavuşturma hedefimiz başat bir rol oynadı. FETÖ'nün yurt dışındaki eğitim yapılanmasının yol açtığı sorunların en az hasarla atlatılması da vakfımızın görev ve sorumlulukları arasındaydı.
Biliyorsunuz, FETÖ yıllar boyunca farklı ülkelerde açtığı okulları kendi yapılanmasını geliştirmek, örgüte eleman devşirmek, ekonomik imkânlar elde etmek ve uluslararası nüfuz kazanmak amacıyla kullandı. Üstelik bu ihanet şebekesi bütün bunları güya Türkiye adına hareket ediyormuş izlenimi uyandırarak yapmaya çalıştı. Türkiye'den beslendiler. Milletimizin iyi niyetini, alicenaplığını sömürdüler. Ama küresel emperyalizme hizmet ettiler. Siyonizme uşaklık yaptılar.
"FİTNE YUVALARINI DAĞITMAYA ODAKLANDIK"
15 Temmuz'un ardından FETÖ ile topyekûn mücadeleye hız verdik. Ülkemiz içinde örgütün kolunu bacağını keserken yurt dışında da eğitim kurumu maskesi altında işlettiği fitne yuvalarını dağıtmaya odaklandık. Dışişleri Bakanlığımızın, Maarif Vakfımızın ve diğer kurumlarımızın yoğun çabaları sayesinde 50'yi aşkın ülkede FETÖ bağlantılı okulların tamamen veya kısmen kapatılmasını sağladık. Türkiye Maarif Vakfımız, FETÖ'ye ait eğitim kurumlarının devralınmasında önemli sorumluluklar üstlendi.
Bu okullardaki öğrencilerin mağdur edilmemesi ve eğitimlerinin kesintiye uğramaması için azami hassasiyet gösterdik. Ortak gayretlerimiz neticesinde çok kısa sürede çok ciddi mesafe aldık. Geçmişte dünyanın farklı bölgelerinde Türkiye'nin imaj ve itibarını kirli ve karanlık emelleri için meşruiyet kalkanı hâline getiren FETÖ'nün bugün pek çok ülkede esamesi dahi okunmuyor.
Örgüt içi menfaat çatışmalarının tetiklediği yeni itiraflarla birlikte yabancı dostlarımız da bu takiyeci örgütün gerçek yüzünü görmeye başladı. Yarın çok daha acınası, çok daha sefil hâle gelecekler. Bu millete ve bu ülkeye yaptıkları ihanetin bedelini hem bu dünyada hem de Mahkeme-i Kübra'da inşallah ödeyecekler. Biz de hukuk ve demokrasi zemininde bunların peşini bırakmayacağız.
Tabii burada şunun da altını çizerek söylemek istiyorum. Bu noktaya gelinmesinde Türkiye Maarif Vakfımızın gurbeti sılaya çeviren, ulaştıkları her noktaya memleket havası götüren fedakâr mensuplarının, yani sizlerin emeği çok daha büyüktür. Zor zamanda yük aldınız, engeller karşısında pes etmediniz, bahanelerin arkasına saklanmadan cesaretle elinizi taşın altına koydunuz. Hem aziz milletimizin hem de evlatlarını bize emanet eden ailelerimizin güvenini boşa çıkarmadınız.
Sizleri, sizlerin şahsında Amman'dan Prizren'e, Karakas'tan Kinshasa'ya, Lahor'dan Cakarta'ya, dünyanın farklı köşelerinde aşkla çalışan Maarif ailesinin tüm fertlerini yürekten tebrik ediyorum. Rengini şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı bayrağımızı, o bayrağın temsil ettiği dostluk, kardeşlik, dayanışma ve sevgi mesajlarını dünyanın dört bir yanına ulaştırdığınız için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Unutmayın, bu kutlu yolculuk henüz yeni başladı. İnşallah çok daha büyük başarılara birlikte imza atacağız. Sizlerden, sadece tarihiyle değil, hedefleriyle de büyük bir milletin üyeleri olduğunuzu aklınızdan çıkarmadan, bulunduğunuz ülkelerde Türkiye'yi en güzel şekilde temsil etmenizi bekliyorum. Sizlere güveniyor, Rabbim yolunuzu, bahtınızı açık etsin diyorum.
Bu düşüncelerle Türkiye Maarif Vakfımızın 10. yılının bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyor, bütün öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve çalışma arkadaşlarımıza Rabbimden üstün başarılar temenni ediyorum. Vakfımızın faaliyet gösterdiği ülkelerin bu çalışmalarla daha zengin hâle gelmesine katkı sunan devlet ve hükümet başkanlarına, eğitim kurumlarına ve ortak çalışmalarımıza destek veren herkese aynı şekilde şükranlarımı iletiyorum. Birazdan Maarif ödüllerini takdim edeceğimiz öğrenci ve öğretmenlerimizi tebrik ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla."




