BEYT’ÜL MAMUR
Bundan sonra Beyt’ül Mamur’a yükseldim.
(NOT: Beyt’ül mamur kelime manası olarak İmar edilmiş, şenlendirilmiş. Ev demektir.)
Burası Yedinci semada bir beyt-i mükerremdir. ( Saygıdeğer bir evdir)
Ma'mûr, bayındır, bakımlı ev. Kâbe'nin üst hizasında bulunan bir yerdir. Diğer bir adı da "Durâh"dır.
Beytü'l-Ma'mûr'dan Kur'an'ı Kerîm'de mealen şöyle bahsedilir:
"Tür'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitâb'a, bayındır eve (beytü'l-ma'mûra), yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize andolsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir" (et-Tür, 52/1-7).
Allahü Teâlâ, Kur'an-ı Kerîm'in bazı yerlerinde kasem ettiği gibi bu ayet-i kerimede de Tûr Dağı'na, Kur'an-ı Kerîm'e ve Beytü'l-mâ'mûra yemin etmektedir.
Buradaki yeminden maksat, bunların kıymetine işaret etmek ve değerlerini yükseltmektir.
Beyt’ül mamur, Kâbe-i Mükerreme’nin tam üzerine denk gelir.
O’nu semadan bıraksalar tam Kâbe-i Mükerreme’nin üzerine iner.
Yüce Hak onu kızıl yakuttan yaratmış.
O’nun yeşil zümrütten iki kapısı var.
Kızıl altından on bin kandil asılmışdı.
Ak gümüşten bir minaresi vardı. Bu minarenin yüksekliği 500 yıllık yoldu.
O beytin kapısına bir mimber konulmuştu.
Yaratıldıktan bu yana ve dahi kıyamete kadar her gün yetmiş bin melek Beyt’ül Mamur’a gelir.
Burasının önünde nurdan bir derya vardı.
Ziyarete gelen melekler bu deryada yıkandıktan sonra , arkalarına yine nurdan bir rida (Örtü, belden yukarı örtülen şey, şal.) onunla ihrama girerler.
“ Lebbeyk “ (Buyurun, emredin efendim) diyerek ihrama girenler gibi bu beyti tavaf ederler.
Buraya bir kez gelene kıyâmete kadar asla tekrar sıra gelmez.
Bu beyte gidenler ise; sadece yedinci semanın melekleridir.
Aşağıdaki semaların melekleri buraya çıkamaz.
Bundan sonra Cebrail elimden tuttu ve içerisine girdik.
Arkasından şöyle dedi;
- Ya Resûlullah, burada imamet ediniz..
Cebrâil ezan okudu, Yedinci kat sema ehli tümden iktida edip iki rekat namaz kıldım.
Bu melek topluluğunu görünce hatırıma şöyle geldi;
- Ümmetime de bu toplu ibadetden nasib edilse Hak teala bu toplu ibadeti ümmetimi de verse..
Bunun üzerine gaybı, gizliyi ve saklıyı bilen Yüce Zât, içimden geçeni duyup şöyle ferman eyledi;
- Ya Muhammed!.. Senin ümmetine de böyle bir topluluk olacaktır.
Onun günü Cuma’dır.
Bazı sahih nakillerde şöyle yazılıdır;
- Cuma günü olduğu zaman, Mele-i âlâ Beyt-ül Ma’mur’a toplanır.
Cebrâl Aleyhissilam ezan okur.
İsrâfil Aleyhissilem hutbe irad eder.
Mikâil Aleyhisselam da imam olur.
Yedinci kat sema melekleri ona uyarlar.
Cuma Namazı tamamen kılındıktan sonra Cebrâil Aleyhisselam şöyle der;
- Ey melekler şahit olun!.. Bu ezanın sevabını Muhammed ümmetinin müezzinlerine bağışladım.
İsrafil Aleyhisselam da şöyle der;
- Ey melekler şahit olun!.. Bu de bu hutbenin sevaplarını Muhammed ümmetinin hatiplerine bağışladım.
Mikâil Aleyhisselam da şöyle der;
- Ey melekler şahit olun!.. Bu imamlığın sevabını Muhammed ümmetinin imamlarına bağışladım.
Bu sözler üzerine cemaatte bulunan melekler, kıldıkları namazın sevabını Cuma Namazını kılan Ümmet-i Muhammed’e bağışladı.
Bütün bunların üzerine Yüce Hak’dan şu ilahi Ferman geldi;
- Ey melekler!..
Bana cömertlik mi arz edersiniz.
Halbuki cömertliği yaratan benim.
Şâhit olun!..
Cuma Gününe tazim eden (Kıymetini bilen. Bu günü ibadetle geçirene) Muhammed ümmetinden; ister kadın ister erkek olsun, hepsinin günahını bağışladım.
Onları cehennemden azad eyledim.
Hak tealâ Böylece, kerem ihsanında ve rahmet itasında bulundu.
Ya Rabbi!..
Bize de bunu nasib eyle.
Bu sevaba ermeyi bize kolay eyle.
Bizleri de bu müjde ile şereflendir.
Emin Peygamber Muhammed Mustafa Sallallahü aleyhi ve Sellem hürmetine..
Ey Merhametliler Merhametlisi Sübhan olan Yüce Zât..
METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ
MİRAÇ-29

Hızlı Özet
“Ma'mûr, bayındır, bakımlı ev. Kâbe'nin üst hizasında bulunan bir yerdir. Diğer bir adı da "Durâh"dır.”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Miraç
MİRAÇ SONSÖZ!..
Mübarek Peygamber Efendimiz’in Mübarek Mirac’ını bana yazmayı nasib eden ve beni bununla şerefyab eden Rabbıma, merhametinin ve ihsanının sonsuzluğu kadar şükür ediyorum.
Habervitrini

Miraç
MİRAÇ-31
Bundan sonra İdris’i (Aleyhisselam) gördüm. Selam verdim.. Selamımı tam tazimle alıp, “Merhaba” ( Merhaba; Müslümanlar arasında bir nevi selâmlaşma kelimesi olup, "rahat olunuz, serbest olun, hoş geldiniz" mânasında söylenir.) dedi..
Habervitrini

Miraç
MİRAÇ-30
Onlar beni karşıladılar ve izzet sahibi Rabbım’ dan bana türlü türlü ikram ve nice nice nimetlerin müjdesini verdiler
Habervitrini

Miraç
MİRAÇ-28
Çevresinde gümüşten su bardakları vardı. Bunların sayısı gökteki yıldızlardan daha çoktu..
Habervitrini
3 dk