SOHBET (118)

4 dk okuma
SOHBET (118)

Hızlı Özet

Peygamber efendimiz Mekke devrinde sâdece müşrikler ve Medîne devrinde ise müşrikler, Yahudiler ve münâfıklar olmak üzere üç çeşit düşmanla savaştı.


MÜNAFIK…
Ahmağın bir üstü münafıktır.
Ahmak; aklı kit öngörüsü zayıf olduğundan zarar verir, Münafık ise bilerek isteyerek zarar verir.
3 türlü münafık vardır.
Arkadaşlar arasında münafık; Yalancı, dediğiyle yaptığı birbirine tutmayan güvenilmez kimse demektir.
Toplumda münafık; Söz verip yapmayan sözünde durmayan demektir. Genelde politikacılar için kullanılır.
Din de münafık; Bir dini veya bir camiayı veya cemaati bozmak için bilerek ve isteyerek fitne çıkartan kişilere denir.
Müslüman olmadığı halde, Müslümanları aldatmak için Müslüman görünen kimseler münafık olmuştur.
Kısaca, Diliyle inanıp kalbiyle reddeden kimseler münafıktır.
İman konusunda en kötü hal; inanmadığı halde, inandığını söylemektir.
Bu hale nifak, böyle olan kimseye de münafık denir.
En tehlikeli münafık bunlardır.
Zındık, tıpkı münafık gibi kâfir olduğunu gizleyip Müslüman olduğunu söyleyen kimsedir.
Münafık ve zındık, samimi olarak tövbe etmez; o ancak katledilmekten kurtulmak için tövbe etmiş görünür.
Dinde münafıkların geçmişi insanlığın tarihi kadar eskidir.
Münafıklık; Habil-Kabil olayından sonra başladı, kıyamete kadar da sürecektir.
Gelen her hak dinde mutlaka münafıklar bulunurdu.
O dinleri bozan da işte bu münafıklardı.
En çok münafık, dini İslam’da oldu.
Peygamber efendimiz Mekke devrinde sâdece müşrikler ve Medîne devrinde ise müşrikler, Yahudiler ve münâfıklar olmak üzere üç çeşit düşmanla savaştı.
Abdullah bin Übey isimli münafıkların başı, o zamanlarda Peygamber Efendimize çok eziyet ve sıkıntı vermişti.
. Allah Teâla bu konuda Resul’üne mealen şöyle hitap etmiştir:
- Bu tavırlarıyla onlar mü’min olmadıklarını ortaya koymuşlardır.
İman kalplerine yerleşmediği, onlar sadece dilleriyle iman ettiklerini söylediği için, bunun ahirette kendilerine bir faydası olmayacaktır.
O münafıklar Cehennem ’in en alt tabakasında kâfirlerle birlikte bulunacaklardır.
Münafıklar; Allah’ın Habibi Sevgili Peygamberimizi dünya gözüyle görüp, kulaklarıyla işittiler.
Bunlar Rasûlullah’ın arkasından namaz kılıp sohbetini dinledikleri halde iman etmediler.
Nasıl bir nasipsiz olduklarını buradan anlayın.
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şerifinde;
- Münafıklar Kur’an’ı öğrenirler, ilim ehliyle mücadele ederler.
- Namaz aşikâre oldu, kabul ettiler [öyle göründüler] Zekât gizli oldu vermediler.
Bugünün münafıklarının ilim ehli gibi görülmesinin nedeni budur.
Rasûlullah (Sallallahü aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
- İki özellik bir münafıkta bir araya gelmez: Ahlak güzelliği ve dini konularda anlayışlılık.
İnsan; nefs, şeytan, münafık gibi üç düşmanla karşı karşıyadır ve bunlardan kurtulmak çok güçtür."
İbni Hacer hazretleri buyurdu ki:
Nifak, yani münafıklık, zahirin batına uymaması demektir.
İtikat edilecek şeylerde münafıklık yapmak, küfürdür.
İtikatta imanda münafıklık, diğer küfürlerden daha fenadır. 
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
- Münafığın üç alameti vardır: Yalan söyler, sözünde durmaz ve emanete hıyanet eder.
Günümüzde bunlardan bol miktarda var.
Peygamber Efendimizden sonra bu dini 72 fırkaya bölenlerde yine bu münafıklardı.
Münafık, şeytanın iki ayaklı askeridir. Bunlar Allah’ı bırakıp şeytanın sözünü dinlerler.
Peygamber Efendimizden sonra cümle münafıkların hedefi, Ehlisünnet vel cemaat oldu.
Kurtuluşla müjdelenen tek fırka olan Ehlisünneti bozmak için ellerinden geleni ardına koymadılar.
Kıyamete kadar ayakta ve sağlam kalacağı müjdelenen bu kutlu yol, şükürler olsun ki asla bozulmadı ve değişmedi.
Allahü teâlânın vaadi ve Peygamber Efendimiz tarafından gönderilen Mürşid-i kâmiller ve Mürşitlerin gayreti ile Ehlisünnet yolu sağlam kaldı.
O mürşidi kâmillerden Silsile-i Aliyye zinciri kuruldu. Onlar halkalarla birbirine bağlandı.
Bu sayede kâfirler ve münafıklar araya giremedi.
Yaşadığımız devirde Münafıkların reisi Fetullah Gülen denilen melundur.
Bu melun; dini ve Ehlisünneti bozmak için yapmadığını bırakmadı.
Kendisini yetiştiren Vatikan’ın ve İngilizlerin emrini yerine getirmek için bir ömür çabaladı.
Bu çabalarının karşılık olarak Vatikan tarafından Gizli Türkiye kardinali olarak atandı.
Vatikan’ın Türkiye’deki iki kardinalinden birisi Fetullah Gülen münafığıydı.
Fetullah fitnesi sadece ülkemizi değil bütün dünyadaki Müslüman memleketleri karıştırdı.
Yurt dışında pek çok kişi onu imam zannediyor. Oysa o Vatikan’ın kardinaliydi.
Allahü teala onun bir ömür sakladığı münafıklığını, öldükten sonra aşikâr ettirdi.
Tıpkı bir kâfir gibi ayetsiz duasız lüks tabuta kondu.
Tabutta sırtına yastıklar konularak tıpkı bir KARDİNAL gibi 25 bin dolarlık tabutla gömüldü.
Fetullah münafığı gitti ama bu münafığın cemaatlere bıraktığı guguk kuşu yumurtalarından çıkanlar, onun fitnesini sürdürüyor.

Bugün cemaatlerde çıkan tartışma ve kavgalarının kaynağı işte o yumurtalardan çıkanlardır.
Bir cemaat düşünün ki; dünyalık mal için birbirine ateş ediyor. Sopalarla din kardeşinin kanını akıtıyor.
Bir cemaat düşünün ki; Hocasını istiklal mahkemesinde asmak isteyen CHP’nin emrine girmiş, müritlerine bu partiye oy vermedikleri takdirde cehenneme gideceklerini söylüyor.
Tam bir, kasabın bıçağını yalayan inek durumu..
Bir cemaat düşünün ki; bütün bu olaylara rağmen Fetullah Gülen münafığı için “Hocaefendi” diye saygı gösteriyor.
İçimize sızan bir münafık; cemaatin mürşidinin yazdığı eserin aslının olmadığını iddia ederek MÜRŞİDİ, uydurmakla ve yalancılıkla suçluyor…
Bununla kalmıyor, Mürşidin kitabında yazılanları reddedip; Müzik kuş sesidir, caizdir. Hoparlörle ezan ve dua uygundur fetvaları veriyor.
DEVAMINI HAFTAYA BIRAKILIM
Rabbim cümlemizin idrakini açık, hocasına bağlılığını daim kılsın. (AMİN)
METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ

Bu haber 12165 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR