SOHBET (119)

4 dk okuma
SOHBET (119)

Hızlı Özet

Onların Kuran-ı kerim öğrenmesi ve ilim tahsili yapması, dine ve Müslümanlara fayda sağlamak değil, tam tersine dine ve Ehlisünnet yoluna zarar vermek içindir.


Vücuda giren mikrobun bütün amacı kişiyi hasta edip yatağa düşürmektir.
Gerekli önlemler alınmaz, mikropla savaşılmazsa bu seferde o kişiyi toprağın altına düşürür.
Münafık da tıpkı bu mikrop gibi bir camia veya cemaate girdiğinde, o camiayı bozup yok etmek için çalışır.
Bir münafık, bin ölümcül mikroptan daha tehlikelidir.
Günümüz münafıklarının reisi Fethullah’a ve onun yetiştirmelerine dikkat edin.
Şöyle bir dinlediğinizde; büyük âlim ve ilim ehli zannedersiniz.
Fetullah Hızlı hızlı konuşur. Böyle yapmasının nedeni söylediğinin tam anlaşılmaması içindir.
Konuşmasında bol bol Osmanlıca, farsça ve Arapça kelimeler kullanır,
Onu dinleyenler bu kelimeleri bilmediği için, Fetullah’ı her şeyi bilen bir ilim deryası sanır.
Aynı durum onun aramıza saldığı münafıkta da var.
O da hızlı hızlı konuşup, bol bol Osmanlıca ve farsça kelimeler kullanır.
Bu münafıkları dinleyenler, oradan ayrılırken akıllarında tek cümle kalmaz.
Onların Kuran-ı kerim öğrenmesi ve ilim tahsili yapması, dine ve Müslümanlara fayda sağlamak değil, tam tersine dine ve Ehlisünnet yoluna zarar vermek içindir.
Münafık, hayıra değil hayırsızlığı çalışır.
Hatırlayın! Ne demişti Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve sellem)
- Münafıklar Kur’an’ı öğrenirler, ilim ehliyle mücadele ederler.
İlim ehliyle mücadele etmek için de Ehlisünnet cemaatlere sızarlar.
Münafıklar; Allahü teâlâ’dan,  Peygamber Efendimizden veya sahabeden bahis ederken gözyaşına boğulur.
Fudayl Bin İyad hazretleri Münafığın ağlamasını şöyle anlattı;
- Ağlamak, gözün ağlaması değil, kalbin ağlamasıdır.
Adam var ki gözleri ağlar, fakat kalbi hastadır. Münâfıkların ağlaması, kalpten ve içten değil, sâdece baştaki gözden gelir.
Fetullah münafığını sürekli ağlaması böyleydi.
Münafığın kalbi de niyeti de bozuktur.
Seyyid Emir Hamza Hazretlerine mümin ve münâfığın hâli soruldu. Şöyle dedi;
-Mümin, tatlı tatlı meyvesini versin diye hurma diker, fakat onun diktiği hurmada diken bitmesinden de korkusu vardır.
Münafık ise, hurma yerine dikenli bir ot diker ve bundan taze hurma bitmesini bekler.
Bir münafık bir camiaya veya cemaate sızdığında, müdahale edilmediği sürece asla durmaz.
O cemaati hak yoldan çıkarıp batıla gönderene kadar fitnesine devam eder.
Acele etmez, adım ilerler.
Başlangıçta güzel güzel konuşur. Ağzından bal akar.
Mürşid ve müritleri öve öve bitiremez.
Tatlı dili ile cemaat içerisinde kendisine bir grup kurar.
FETÖ’nün cemaatlere yerleştikleri münafıklar, korkunç derecede sabırlıdır.
10 sene 20 sene renk vermeden kalırlar.
Bu zaman içerisinde cemaatte taraftarlarını genişletir.
Bunların bir kısmı girdiği cemaat içerisinde ikinci adamlığa kadar yükselmiştir.
Bu arada FETÖ’nün klasik bir alçaklığını devreye sokarlar.
Gizli kameralar ve ses cihazlarıyla 24 saat gözetledikleri cemaat liderlerinin açığını ararlar. Yakaladıkları anda, ölümcül darbeyi vurur.
O görüntülerle ele geçirdikleri cemaat liderini, FETÖ’ye hizmette kullanırlar.
Emin olun bunun çok örnekleri var.
Bazı cemaatlerin olmaz denilen şeyleri yapması, işte bu şantaj kasetleriyle sağlandı.
Cübbeli Ahmet Hoca, bir ara Fetullah Gülen’i eleştiriyordu.
FETÖ’cüler bir tezgâhla Cübbelinin evine Faslı kadınları soktu. Ardından da FETÖ’cü polisler evini basıp Cübbeli Hoca’yı fuhuştan gözaltına aldı.
FETÖ’cü hâkimler de tutukladı.
Cübbeli hapiste yatarken Fetullah münafığı kendisine imzalı iki kitap gönderdi.
Bu hediyeler için Cübbeli şöyle yazdı;
-“Rüyamda muhterem Hocaefendi Hazretleri’nin bana dua ettiğini görmüştüm. Ben size içeri girdiğim günden beri muhterem Fethullah Hoca Efendi’nin nezih cemaatinin bana atılan iftiralardan beri olduğunu bildirmiştim. Şu iki ithaf yazısı bunun en bariz şahidi olmuştur.”
Cübbeli hapiste Fetullah konusunda tövbe edince, tahliye oldu.
FETÖ münafıklarında, fuhuş var, zina var, kul hakkı var, soru çalma var, adam vurma var, yalan ve iftira var, vatan hainliği var, MOSSAD ve CIA’ya casusluk var, Kilise yapma var, karılarını gerektiğinde mini etekle dolaştırmak var…
Bütün bu VARLARA rağmen hala bunları dini HAK BİR CEMAAT gören enayiler VAR..
Bir Ehlisünnet cemaate bir münafık sızdığında, 3 noktayı hedef alır.
Birinci hedefi mürşittir.
Mürşidin itibarını sarsmak için sinsi sinsi çalışır.
Bizdeki malum FETÖ münafığı, büyüklerin hatıralarını toplayıp kitap yaptı.
O yazılarını basılmadan önce Enver Abi’ye getirdi.
Yanlış hatırlamıyorsam Ya Sakarya’da ya da Kocaeli’nde 30 -40 kadar arkadaşa sohbet ederken, bunun yazdıklarını özel kalemine yüksek sesle okuttu.
Enver Abi daha onuncu dakika da çok sert bir şekilde, “Bu bir fitne. Bu kitap olursa fitne çıkar sakın basmayın.” dedi. Oradaki arkadaşlar bunu teyit edeceklerdir.
Enver Abi’nin vefatından sonra Vakıfta yönetim değişmişti o karışıklıkta kitapları bastırdı.
Seyyid Abdülhakîm Arvâsî Rahmetullahi Aleyh ve Hüseyin Hilmi Işık Rahmetullahi Aleyhle ilgili arkadaşlardan topladığı hatıraları kitap yaptı.
Efendi Hazretleri ve Mübareklerle ilgili çok sayıda hatıra anlatan Seyyid bir arkadaş; kitabı okuyunca gözlerine inanamadı, dehşete düştü.
Hemen vâkıfa mail yazdı., “Benim anlattıklarımı tamamen kendi kafasına göre değiştirmiş. Çıkarmalar ve eklemeler yapmış. Çok sakıncalı şeyler yazmış. Ben kitabında yazdığı gibi bir şey anlatmadım. Hepsi uydurma, bu bölümleri çıkarın” dedi.
İşte o sözde hatıra kitaplarını böyle yazdı.
Bir örnek vereyim.
Efendi Hazretlerinin denize girerken resmini bastı.
O resim tamamen bir algı olarak kitabına koydu.
Böylece Efendi Hazretleri’ni denize giren sıradan bir kişi gibi göstermek istedi.
Mübareklerin pijamalı resimlerini de aynı algı için kullandı.
O devirde herkes Amerikan mahkûmlarının giydiği çizgili türden tek tip pijamalar giyerdi. Başka bir kumaş yoktu.
Bir mürşidin o pijamalarla fotoğraflarını basmak, tamamen olumsuz algı oluşturmaktır.
Özellikle o yılları bilmeyen gençlerin kafasını bulandırmaktır.
Bu arada yeri gelmişken; bazı arkadaşlar da meselenin bu yönünü dikkat etmeden Mübareklerin pijamaları hala resimlerini paylaşıyorlar.
Yapmayın…
Mübarekler sağ olsaydı o fotoğraflarının paylaşıldığını gördüğünde inanın çok üzülürdü.
Tövbe edin ve bir daha bunları paylaşmayın.
HAFTAYA DEVAM EDELİM.
Rabbim bizi bir ve beraber kılsın. (ÂMİN)
METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ


Bu haber 14132 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR