Hamaney'in öldürülmesi Putin'i neden derinden etkiledi?
“İran'a yönelik ABD destekli saldırılar, Rusya Devlet Başkanı'nın kendi geleceğine dair endişelerini derinleştirmiş ve Ukrayna'da mutlak zafere ulaşma kararlılığını pekiştirmiştir.”
Sığınak Zihniyeti ve Geçmişin Hayaletleri
Rusya'daki çevrelerde, Hamaney'in ölümü, başka bir diktatörün devrilmesiyle yapılan mukayeseleri akıllara getirdi. 2011 senesinde NATO öncülüğündeki bir müdahalenin ardından Libya lideri Muammer Kaddafi'nin bir cep telefonuyla kaydedilen linç görüntülerinin, tanınmış Rus gazeteci Mikhail Zygar'a göre Putin'i "çileden çıkardığı" belirtilmişti. O dönemde kameralar karşısında gözle görülür bir öfkeyle konuşan Putin, "Tüm dünyaya onun nasıl kanlar içinde katledildiğini gösterdiler. Bu mu demokrasi?" ifadelerini kullanmıştı.
Kaddafi'nin devrilmesinden kısa bir süre sonra, Mayıs 2012'de başbakanlık görevinden sonra yeniden devlet başkanlığı koltuğuna oturan Putin, Batı ile bağları koparma ve rejim değişikliği için Rusya'nın düşmanlarıyla işbirliği yapmakla suçladığı ülke içindeki muhalefeti bastırma misyonuyla hareket etmeye başladı. Berlin merkezli Carnegie Rusya Avrasya Merkezi'nden kıdemli uzman Alexander Baunov, "Rus politikasında hem iç hem de dış anlamda bir dönüm noktası haline gelen tam olarak Kaddafi'nin ölümüydü" diye yazmaktadır. Baunov'a göre, eski bir KGB ajanı olan Putin tarafından, ABD ve Avrupa'nın küresel bir liderin bu denli vahşice devrilmesine göz yumması, "ihanetin zirvesi" olarak algılandı.
Hamaney'in Ölümüne Kremlin'in Tepkisi
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'ı son bombalamasından önce bir gazeteci, Vladimir Putin'e saldırıda İran'ın dini liderinin öldürülmesi durumunda nasıl bir tepki vereceğini sormuştu. Rus lider, "Bunu tartışmak dahi istemiyorum" şeklinde yanıt vermişti. Bu olaydan dokuz aydan kısa bir süre sonra, Ayetullah Ali Hamaney'in Cumartesi günü İsrail liderliğinde ve ABD destekli bir hedefli saldırıda hayatını kaybetmesinin ardından Putin'in yanıt vermekten başka pek bir seçeneği kalmadı.
Bu suikastın, Putin'in en derin iki dürtüsünü harekete geçirdiği düşünülüyor: kendi iktidarının devamlılığına dair köklü bir paranoya ve ne pahasına olursa olsun Ukrayna üzerinde zafer ile tanımlanan siyasi bir beka mücadelesi. Her iki dürtü de Kremlin'in web sitesinde yayımlanan kısa bir açıklamada kendini gösterdi. Putin, Hamaney'in öldürülmesini "insan ahlakının ve uluslararası hukukun tüm normlarının alaycı bir şekilde ihlal edilerek işlenmiş bir cinayet" olarak kınadı. Bu tepki, bir başka eski Rus müttefiki olan Venezüella lideri Nicolás Maduro'nun bu yılın başlarında yakalanmasının ardından verilen tepkiden daha sertti. Ancak Putin'in, cinayetin arkasındaki ülkelerin adını anmaması dikkat çekti.
Kremlin Yanlılarından Gelen Sert Yankılar
Son dönemde yaşananlar, Putin'in endişelerini yalnızca artırmış görünüyor. Rusya'nın iki müttefiki olan Maduro ve Hamaney'in art arda devrilmesi, Kremlin yanlısı bazı yorumcuların Donald Trump'ın Beyaz Saray'a dönmesinden bu yana gayriresmi bir kural haline gelen bir durumu bozmasına neden oldu: ABD'yi veya başkanını açıkça eleştirmekten kaçınmak. Bu akımın başında yer alan eski Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, ABD'nin İran'a yönelik saldırısının Trump'ın "gerçek yüzünü" ortaya çıkardığını yazdı. Rus televizyon sunucusu ve propagandist Vladimir Solovyov ise ABD'yi, "avını gardını düşürmesi için tuzağa çeken ve sonra dişlerini boğazına geçiren bir avcı gibi" davranmakla suçladı.
Savaş yanlısı, aşırı milliyetçi düşünür Alexander Dugin, Washington'un Rusya'ya da aynısını yapmayı planlıyor olabileceği uyarısında bulundu.
"Müttefiklerimiz birer birer sistematik olarak ortadan kaldırılıyor. Sırada kimin olduğu ve böyle bir düşmanla müzakerelerin gerçekte ne anlama geldiği açık."
Kremlin yanlısı Segodnya.ru adlı yayın organı ise "Bizi nasıl öldürecekler" başlıklı bir köşe yazısıyla durumu daha net bir şekilde ortaya koydu.
Nihai Hedef: Ukrayna
Buna karşılık Kremlin, çok daha diplomatik bir üslup benimsedi. Putin'in Hamaney'in öldürülmesini kınamasından bir gün sonra, sözcüsü Dmitry Peskov, ABD'nin İran ile müzakerelerinin başarısız olmasından "derin bir hayal kırıklığı" duyduklarını ifade ederken, aynı zamanda ABD'nin Ukrayna ile barışı sağlama çabalarına yönelik "derin takdirlerini" dile getirdi. Ancak Peskov, "Her şeyden önce sadece kendimize güveniyoruz ve kendi çıkarlarımızı savunuyoruz" diye ekledi. Mesaj açıktı: Putin, İran hakkındaki hislerinin Ukrayna'daki hedeflerinin önüne geçmesine izin vermeyecek.
King's College London'da Rus siyaseti profesörü olan Sam Greene, "Putin'in kişisel güvenliğini, rejiminin güvenliğini veya Rus ulusal güvenliği vizyonunu; İranlılara, Kuzey Korelilere, Çinlilere veya başka birine yardım etmek için riske atmayacağını" belirtti. Moskova için İran krizinin, artan petrol fiyatları ihtimali, Avrupa ile ABD arasında yaşanacak anlaşmazlıklar ve Washington'un dikkatinin Ukrayna savaşından dağılması gibi çeşitli avantajları bulunuyor. Ayrıca, ne Kaddafi'nin ne de Hamaney'in sahip olmadığı bir caydırıcı güce sahip: dünyanın en büyük nükleer cephaneliği. Ancak nükleer silahlar, içeriden gelebilecek tehditlere karşı bir koruma sağlamaz. Eğer müttefik liderlerin düşüşü Putin'in korkularını keskinleştiriyorsa, bu korkular muhtemelen NATO füzelerinden çok saray entrikalarına odaklanacaktır.
Güncellenme Tarihi : 6.3.2026 18:35