Ailesinin tek erkek çocuğu olan Ahmet Dama henüz 22 yaşındaydı. Başına gelecekleri hissetmiş gibi, sinagog saldırılarının ardından ''Ölüm hepimizin başına gelebilir'' demişti. Ölüm onu, Levent'teki HSBC Genel Merkezi'nin önünde yakaladı. Oysa daha iki hafta önce kız arkadaşı Duygu'yla nişanlanmış, yeni işine başlamıştı.
İlkokul mezunu Dama, yıllarca bir fırıncıda şoför olarak çalıştı, bakkallara, süpermarketlere ekmek dağıttı. Ancak son zamanlarda şans ondan yanaydı. İki hafta önce kız arkadaşıyla evlilik yolunda ilk adımı attı, sonra Yapı Kredi Plaza'daki Kore Ticaret Merkezi'nde şoför olarak işe başladı. Maaşı da, sosyal imkânları da düzelmişti.
Dama, önceki sabah erken saatlerde kullandığı Hydundai marka araçla havaalanına gitti. Dönüşte ise Levent'teki terör dehşetine yakalandı.
'2215 numaralı odada'
Cep telefonundan kendisine ulaşmaya çalışan yakınları, Dama'nın anne ve babasına haber vermeden hastane hastane dolaşmaya başladı. Bu arada eniştesi Mehmet Okuyucu, Dama'nın cep telefonuna ulaştı, karşısındaki kişi, ''Kardeşiniz morgda, 2215 numaralı odada, gelin'' deyip telefonu kapattı. Okuyucu, Dama'nın hâlâ hayatta olduğunu, büyük bir karışıklık yaşandığını umut ederek hastane morglarını dolaşmaya başladı.
Baha'yı görünce sevindi
İstinye Devlet Hastanesi'nde bir kişinin beyin ölümünün gerçekleştiğini duydu. Bu kişinin adının Ahmet Baha olduğunu öğrenince ferahladı. Kayınbiradenin adı tüm ölüm listelerinde Baha olarak geçiyordu. Ailesine telefon edip, ''Ahmet, bir iki saat içinde ortaya çıkar, isim benzerliği olan bir kişi ölmüş'' dedi.
Ancak ne var ki Adli Tıp'a çağrılan aile yakınları, burada acı gerçekle yüzleşti. Listelerde adı yer alan Ahmet Baha, Ahmet Dama'ydı...
(MİLLİYET)
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:06