MİRAÇ - 21

••4 dk okuma
MİRAÇ - 21

Hızlı Özet

“Bir kavme azab edeceksen; Ben de onların arasındaysam, azaba uğratmadan beni zâtına al””


ALLAHÜ TEÂLA’NIN HABİBİ’NDEN OKUMASINI İSTEDİĞİ DUA
Peygamber Efendimiz Miraç’ta; İzzet sahibi Cenab-ı Allah’ın cemalini görme şerefine nail olduğu anları anlatmaya devam etti.
Bundan sonra Süphan olan Yüce Hak bana tekrar buyurdu;
- Söyle Yâ Muhammed!
“Ne söyleyeyim Yâ Rabbi?” dedim. 
Yüce Hak şöyle buyurdu:
- Şu duayı oku! 
Allah’ım senden iyiliklere dair ameller işlemeyi, kötülüklerin terkini istiyorum.
Bir kavme azab edeceksen; Ben de onların arasındaysam, azaba uğratmadan beni zâtına al”
(Allahümme inni es’eluke amelen bil hasenati ve terken lil – münkiratı ve iza eredte bikavmin fitneten ve ene fihim fakdınî ileyke gayre meftun)
Server-i Âlem Seyyid-i Veled-i Beniâdem Rusûlullah Sallalahü Aleyhi ve Sellem YAKINLIK makamına nâil olup cemal müşahedesine erdi.
İzzet sahibi Rabbın kelâmını duyarak ilmel yakın derecesinden aynelyakin derecesine ulaştı.
Gaybi imanı, şuhuda ( Görme, şahid olma.)  dayalı bir imana çevrildi.
Âlemlerin Rabbi olan Yüce Hak, bu manayı Resûlullah Efendimize haber verip şöyle buyurdu;
- “Rabbından, kendisine gelen Resûl iman etti” ( Bakara suresi 285’inci ayet mealen. Âmener rasûlu...)
(Burada, Resûl lafzından murad, Resûlullah Sallalahü Aleyhi ve Sellem Efendimizdir.)
Allahü teala’nın bu sözü üzerine Peygamber Efendimiz şöyle söyledi,
- Ey Yâ Rabbi! Cümle inzal (indirilenlere)  olunanlara iman ettim.
Yüce Hak şöyle sordu:
- Başka kim iman etti?
Şöyle dedim;
- Bütün müminler Şanı Büyük Allah’a iman etti. (Bakara suresi 285’inci ayet mealen)
Yüce Hak tekrar sordu;
- Başka kime iman ettiler?
Şöyle dedim;
- Allah’ın meleklerine, kitaplarına ve Resûllerine, Allah’ın Resûlleri arasında hiçbir fark gözetmeyiz, Cümlesini tasdik ederiz.
Yüce Hak tekrar şöyle buyurdu;
- Müminler, inzal olunanlara ve Rabbın kitabında olan emirlere ne dediler?
“Duyduk, iman getirip itaat ettik” (Bakara suresi 285’inci ayet mealen.) dediler, Ya Rabbi.” dedim.
Yüce Hak şöyle buyurdu;
- Doğru söyledin Yâ Muhammed!
Onlar benim kitabımı dinleyip, emrime itaat ederler.
Şimdi ne muradın varsa iste, verilir.
Bunun üzerine şöyle dedim; 
- Rabbımız! 
Affını ve mağfiretini isteriz. Sonunda senin huzuruna varacağız. Bizi af ve mağfiret ederek huzuruna pak ilet. (Bakara suresi 286’inci ayet mealen.)
Bu talebim üzerine Yüce Hak şöyle buyurdu;
- Seni ve ümmetini bağışladım.
Sonra, Yüce Hak azamet ve celâli ile şöyle buyurdu;
- Allah, hiçbir nefse gücünden fazlasını teklif etmez. Ancak gücü yettiği kadarını ona emreder.
Bu meyanda yaptığı bir iyilik olursa; kendi yararınadır.
Yapacağı masiyet (günah) misili (benzeri) şeyler ise; kendi zararınadır. .
 (Bakara suresi 286’inci ayet mealen.)
Yüce Hak şöyle ferman etti;
- Bu gece ata (İhsân- bahşiş) gecesidir. 
Yâ Muhammed ne muradın varsa söyle verilsin...
Şöyle dedim;
- Rabbımız, hata ve nisyan (unutarak) olarak bizden vaki olan şeylerle bizi muahaze (sorgulama, hesaba çekme) etme. . 
Yüce Hak şöyle buyurdu;
- Senden ve ümmetinden hata ve nisyan olarak vaki olan günahlarını bağışladım ve affettim. 
Kendilerine zorla yaptırılan günahlarını da bağışladım, affettim. 
(Bakara suresi 286’inci ayet mealen.)
Sonra şöyle buyurdu;
-Tekrar iste verilecektir.
Şöyle dedim;
- Rabbımız, bizden evvel gelen ümmetlere yüklediğin ağır yükleri bize de yükleme.
(NOT: Peygamber
Efendimizin bahis ettiği geçmiş ümmetlerin amelleri ağırdı.
Bunlar şöyleydi;
- Mallarının dört de birini zekât olarak veriyorlardı.
- Elbiselerine murdar bir şey değdiğinde, orasını yıkamaz keserlerdi.
- İşledikleri suçların cezası o anda veriliyordu.
- Onlar bir günah işledikleri zaman, tayyibattan (Temiz olan şeyler)  bir şey onlara helâl olduğu halde, işledikleri günah nedeniyle, ceza olarak o şey haram olurdu.
- Bazı kavimlerin ümmetleri gazaba uğradığında, maymun ve hınzır şekline dönerlerdi.
- Geceleri bir günah işlediklerinde, ya alınlarına veya kapılarına o günah yazılırdı şöyle ki; Bu gece bu adam şu günahı işledi. O günahla ilgili cezası açıklanırdı. Herkese rezil ve rüsva edilirdi.
- Onların mescitlerin dışında namaz kılması caiz değildi. Evde, tarlada ve açık havada namaz kılmaları yasaktı.
- Oruç tutanlar akşam namazında iftarlarını açıp, sadece yatsı namazına kadar yeyip içebiliyordu. Yatsıdan sonra yemek yemek ve ehlinin yanına gitmek haramdı.)
Peygamber Efendimiz’in  (Sallallahü aleyhi ve Sellem) “
Cümle güçlükleri ümmetime de yükleme” diyerek niyaz eylediği güçlükler bunlardı.
Devam edelim.
Cenab-ı Hak bunun üzerine şöyle buyurdu;
- Sana ve ümmetine kolaylık  ihsan eyledim. Bu güçlükleri ümmetine yüklemem. Başka iste; verilsin.
Şöyle dedim;
- Rabbımız, gücümüzün yetmeyeceği şeyleri bize yükleme. (Bakara. 286) 
(Yani: belaları ve ağır işleri)
Şöyle buyurdu;
- Sana ve ümmetine böyle güçleri yetmeyeceği şeyleri ve ağır işleri, meşakkatleri yüklemem. Başka iste, verilecektir.
Şöyle dedim;
- Bizi affet ( Bakara. 286)
Şöyle buyurdu : 
- Senin ve ümmetinin günahlarını affettim.
- Bizi bağışla ( Bakara. 286)
Yüce hak şöyle buyurdu;
-Seni ve ümmetini mağfiret ettim.
Sonra şöyle dedim;
- Bize merhametinle muamele et (Bakara. 286)
Yüce Hak şöyle buyurdu :
Merhamet eyledim.
Daha sonra şöyle dedim;
- Sen velimizsin, yardımcımızsın ( Bakara. 286)
Allahü teala şöyle buyurdu;
- Cümle müminlerin velisi Allahü Azimüşşandır. Kâfirlerin mevlası yoktur.
Sonra şunu dedim;
- Küffar kavme karşı bize yardım eyle. (Bakara...286)
Hak teala şöyle buyurdu :
- Seni ve ümmetini tâ kıyamete kadar küffar kavme karşı galip ve muzaffer eyledim.
(
Amenerresülü diye bilinen âyetler, Bekâra suresinin son iki ayetidir. Âyet-el kürsi 255. âyetidir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Âyet-ül kürsi âyetlerin seyyididir. Bir yerde okununca şeytan orada tutunamayıp mutlaka çıkar.)
 [Hâkim]

(
Âyet el kürsi, Kur’an-ı kerimin dörtte biridir.) [Ebu-ş-şeyh]

(
Her farz namazdan sonra Âyet-el kürsiyi okuyanın Cennete girmesi için hiçbir engel yoktur.) [Nesai, İbni Hibban, Beyheki, Taberani]

(
Gece Âmenerresülü’yü okuyana, her şey için yeterlidir. Bu iki âyeti yatsıdan sonra okuyana, geceyi ibadetle geçirmiş sevabı verilir.) [Şir’a]

(
Bana Arşın altındaki hazineden benden önce hiç bir peygambere verilmeyen Bekâra suresinin son âyetleri [Âmenerresülü] verildi.)[İ. Ahmed]

(
Bir rahmet, Kur’an ve dua olan Bekâra suresinin son iki âyetini öğrenin, çoluk çocuğunuza da öğretin!) [Hâkim])

DERLEYEN: METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ


Bu haber 14073 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR